Helikopter Anne-Babalar

Helikopter Anne Babalar
 
Son yıllarda sıkça duyduğumuz  “Helikopter Anne Babalar” (Helicopter Parents) terimini sizler de duymuşsunuzdur. Bu terim ilk defa 1990 yılında Foster W. Cline, M.D. ve Jim Fay tarafından “Parenting with Love and Logic: Teaching Children Responsibility” kitabında kullanılmıştır.
 
Terimin ilk çıkış hikâyesi, bir çocuğun “Annem başımda helikopter gibi dönüyor.” cümlesiyle başlamış ve kitaba ilham kaynağı olmuştur.
 
Kimlere Denir Helikopter Anne- Baba?
 
Askeri helikopterleri görmüş ya da duymuşsunuzdur. Her yere, en kısa sürede yetişirler. Çocuklarının peşinden koşan, koşarken yorulmak nedir bilmeyen, çocuğunun yerine işlerini yapan, etrafında pervane olan, onun adına kararlar alan, doktorda bile ağrıyan yerini onun yerine tarif eden anne babalardır. 
 
Bu tarz anne babaları  her yaşta çocuklarının yanında görmek mümkündür. Her koşulda korumaya ve gözetmeye çalıştıkları için çocuklarının hata yapmasına izin vermezler.  Bu çocuklar da zorunlu olarak kendi hayatlarını değil anne babalarının onlar için planladıkları hayatı yaşamak zorunda kalırlar. 
 
Helikopter Anne-Babaların çocuklarının Özellikleri
 
• Öz saygı ve yeterlilik duygusu eksikliği
• Bastırılmış kişilik
• Sağduyudan yoksunluk
• Şişirilmiş ego
• Karar vermekte zorlanma
• Problem çözme becerisinden yoksun
• Daha iyiyi yapma ve çabalamada isteksizlik
• Güçlü aile bağına sahip olma
• Aile bireylerine (özellikle anneye) bağımlılık
 
Neden Helikopter Anne-Babalık? 
 
Helikopter anne babalar çocuklarının bireyselliğinin gelişmesini istemez, gelişim ve değişim çabalarına engel olurlar. Çocuklarının bireyselleşmesini kendilerine tehdit olarak görürler. Bilmezler ki çocukları yarının değersiz ve güvensiz bireyleri olarak toplum içinde yaşamak zorunda kalacaklar. 
 
Kitabın yazarı Foster W. Cline’e göre de helikopter anne babaların tutumlarının altında yatan neden, çocuklarını bekleyen geleceğin belirsizliğidir. Gelecek kaygısı yaşayan ebeveynler, çocuklarını geleceğe hazırlamaya çalışırken farkına varmadan onlara ciddi zarar verirler. "Sen tek başına yapamazsın, bu yüzden yanında olmalıyım" mesajı karşısında, çocuklar kendi becerileri hakkında şüpheye kapılmakta ve ebeveynin bu düşüncesini kabul etmektedirler.
 
Bu tutumlarıyla aslında onlara, çocuklarının kişiliğine müdahale eden anne- babalar demek daha uygun olur. Uzmanların sosyolojik ve psikolojik sorun olarak baktıkları bu durumdaki anne babaların sayısı her geçen gün artmaktadır.
 
Bireysel danışmanlık yaptığım annelerden biri, bir gün ağlamaklı bir ses tonuyla, “Bu gün sekiz yaşındaki oğlum bana şunları söyledi. ‘Giderek beni kendine, kendini de anneanneme benzetiyorsun anne. Ancak ben senin gibi annemin her dediğini yapmak istemiyorum.’ dedi. Ben çok mu kötü bir anneyim? Oysa ne yapıyorsam onun iyiliği için yapıyorum.” demişti. Bu anneye bir süredir çocukluğunda hatta bu gün bile aldığı her kararına müdahale eden annesinin bağımlılığından kurtarmaya çalışıyordum. Farkına varmadan oğlunu da kendi gibi güvensiz ve mutsuz yetiştiriyordu.
 
Bir başka anne çocuğu için “Kendi kendine yetemiyor, ödevlerini ben olmadan yapmıyor, utanmasa benim yerime sınavlara gir diyecek.” Onadan da çocuğunu bu hale getirmek için neler yaptığını anlatmasını istedim. Yüzü asıldı. “Hangi anne çocuğunun kötü olmasını ister. Sadece yorulmasını istediğim için yardım ettim. Ancak o bunları alışkanlık haline getirdi.” dedi. Benzer annelerden aldığım cevaplar da farklı değil. “Bilmediği şeyleri yapmamın ne sakıncası var. Ödevleri çabuk bitsin diye yardım ettim.” gibi.
 
Oysa çocuklar yürümeyi öğrenmeden önce düşmeyi öğrenirler. Düşecekken tutunmayı, ardından adım atmayı… Onları her düştüğünde ayağa kaldıran anne babaları varsa, ne tutunacak başka şeylerin olduğunu, ne de yürümeyi öğrenebilirler. 
 
Ne Yapmalı?
 
Eğer sizde birer helikopter anne babaysanız yol yakınken bu tutumunuzdan vaz geçin. Bırakın çocuklarınız hata yapsınlar. Yaptıkları hatalardan ders alarak büyüsünler. Çünkü insan hata yaparak öğrenir. Hata yapılmasına fırsat verilmeyen çocuklar, toplum içindeki yerlerini aldıkları zaman en küçük baskıda hüsrana uğrarlar. Benlik ve özgüvenleri gelişmediği için kendilerini korumayı bilemez, yaşadıkları her kötü olay, onlarda travmaya dönüşür.
 
Sevgili anne babalar lütfen çocuklarınızın akademik başarılarına takılıp, kişiliklerini bastırmayın. Sadece okulda başarılı olmaları mutlu ve sağlıklı bir hayat sürmelerinin garantisi değildir. Hayatta başarılı olmalarının garantisi; sağlıklı bir kişiliğe sahip olmaları, normal gelişim aşamalarından geçmeleri, kısacası sağlıklı bir anne baba tutumuyla büyümüş olmalarıdır.
 
Leyla Fidanay