Ruhun Yasaları

Kitapçıya gittiğimde bir kitap alıp çıkmadığımı yakın dostlarım bilir. Aldıklarımı kitaplığıma yerleştirip ruh halime göre seçip okurum. Bazen ne zaman aldığımı bile bilmediğim kitaplar geçer elime kitaplıktan. Unutulmuş ve zamanını bekleyen… Bunlardan biri Dan Millman’ın “Ruhun Yasaları” kitabıdır. O gece kitaplığın rafları arasında gezinirken gördüm bu kitabı.
 
Bir süredir isim analizi yapıyorum. İsimlerimizin ve doğum tarihlerimizin doğal düzen içinde nasıl bir gizemle geldiğini danışanlarıma anlatmaya çalışıyorum. Araştırmalarım sonucu bu kitabın varlığından haberdar oldum ve okumayı çok istiyordum. Şaşkınlığım kitabı ne zaman aldığımı bile bilmemem.
 
“Ruhun yasaları evrenin zekasını ve doğal düzenini işaret eder.” der Dan Millman.
 
Gezegenlerin hareketleri kadar düzenli işleyen yasalar, yalnızca doğanın kanunları değil varoluşun boyutunu yönlendirir. Yıldızlar ve pusulanın gemicileri yönlendirmesi gibi bu yasalar da insan yaşamının inişli çıkışlı her alanında rehberlik ederler. Zor bir dünyada içsel huzuru bulmak için basit ama güçlü yasalara uygun yaşamanın sırlarını bilmemizde yarar var.
 
Bu yasalara uygun yaşayanlar doyum, huzur ve bolluğa kavuşurken; yok sayanlar ya da umursamayanlar ise öğretici sonuçlarla karşılaşırlar. Dan Millman’a göre bu yasalar her birimizin bilinçaltındaki devasa depoda kayıtlıdır. Doğayı gözlemleyerek onların işleyişini görmek mümkün. Peki nedir bu yasalar? 
  • Denge Yasası
  • Seçimler Yasası
  • Süreç Yasası
  • Şimdi Yasası
  • Şefkat Yasası
  • Güven Yasası
  • Beklenti Yasası
  • Onur Yasası
  • Eylem Yasası
  • Değişim Yasası
  • Teslimiyet Yasası
  • Bütünlük Yasası 
Bugünden itibaren aralıklarla bu yasaları ve kurallarını sizlerle paylaşmak istiyorum.
 
DENGE YASASI
 
Yerçekimi Evreni bir arada tutan bir yapıştırıcı ise denge de evrenin sırlarının kapısını açan bir anahtardır.
 
Aslında yaşamın doğal düzeni içinde dengenin sağladığı dinginlik duygusunu sıkça yaşayamıyoruz. Oysa her canlı ya da cansız varlık dengenin ürünüdür. Arzular ve bağımlılıklar bizi ileriye çekerken; korku, kaçış tepkisellikler ise geriye çeker. Herhangi bir konudaki katılık ya da uçlar dengemizi bozar. Dengemiz bozulduğu zaman bunun normal geldiğini sanır, bildiğimiz hataları tekrar etmeye devam ederiz. Dan Millman, dengeyi bulmanın en hızlı yolunun bildiğimiz, alışık olduğumuz yolun tam zıddını yapmaktır der. Örneğin insanların bizi anlayabilmeleri için çok hızlı ya da çok yavaş konuşuyorsak bunun tersini yapmalıyız. Eğer taşı ağacın gövdesine vurmayı hedeflediysek ve taş her seferinde ağacın sağına düşüyorsa, bu kez soluna düşmesi için çabalamalıyız ki ortayı bulmak kolaylaşın.
 
Gevşemenin nasıl bir duygu olduğunu bilmeyen gergin bir insana “gevşe” dediğinizde gevşeyemeyecektir. Ancak bir kez bu hissi yaşadığında kendisine bir referans noktası oluşturur. Daha sonra her gerginliğinde kolayca bu durumdan kurtulabilir. Bunu uygulamak çok basit ama her zaman kolay değildir. Çünkü alışkın olduğumuz fiziksel ve duygusal dengesizlik bize normal gelir. Denge Yasasını uygulamanın en önemli kuralı, dengesizliklerin farkına varmak ve ondan kurtulmanın yollarını uygulamaktır.
 
Denge nefesle başlar. Nefes almak ve vermek yaşamın en önemli ritmidir. Nefes alırken ilham ve enerji depolarız, verirken rahatlarız. Her nefes bir doğum ve ölümdür. Dengede kalmak için nefesimize dikkat etmeliyiz. Nefesimizin duygularımızla paralellik gösterdiğinin farkında olmalıyız. Kızgınlık hissettiğimizde bu duygunun sona ermesi için nefesimizi dengelemeliyiz. Acı hissettiğimizde acımızı, korku hissettiğimizde korkumuzu kucaklayıp nefesimizi dengelemeliyiz.
 
Verdiğimiz nefesin miktarı, aldığımız nefesten daha azsa karşılık verme ihtiyacımız dengesiz olduğu için ilişkilerimiz de dengesiz olur. Verdiğimiz nefesin miktarı, aldığımızdan fazlaysa kendimizi tükenmiş hissederiz ki bir süre sonra verecek bir şeyimiz kalmaz.
 
Denge Yasası; sevgi ve cömertlik ruhuyla katkı sunan insanların, bolluk bilinciyle yaşadıklarının garantisidir.