Çocukları Sınava Girecek Olan Velilere Tavsiyeler

Liseye ya da üniversiteye yerleşen öğrencilerin pek çoğunun daha ilk yıllarında, gittikleri okulun kendilerine uygun olmadığını fark ederek, büyük bir hayal kırıklığı yaşadığını biliyor musunuz? 
• Öğrencinin hangi lisede ya da üniversitede okumak istediğine her ne kadar aile karar veriyor görünse de karar verme sürecinde çocuğa söz hakkı tanınmalıdır. 
• Sınav hazırlığı bir süreçtir. 
• Öğrenci başarısını sadece sınav anında sergilediği performansı belirlemez.
• Sınava kadar geçirdiği süreç belirleyici olduğu için ailelere önemli sorumluluklar düşmektedir. Çocuklarınıza tekrar tekrar ders çalış demeyin. Sorumluluğunu bilen ve sınavlara hazırlanan öğrenciler için ailelerin uyarılarına ihtiyaç yoktur. 
• Bazı öğrenciler bu nedenle kendisi için değil ailesi için ders çalışması gerektiği düşüncesine kapılıp daha yoğun kaygı hissedebilir. Ya da ailesine tepki göstererek ders çalışmayı aksatabilir. Negatif motivasyondan uzak durun.
 
Bazı anne babalar çocuklarının motivasyonunu artırmak için; 
• "Bu gidişle sen asla kazanamazsın", 
• "Yata yata sınav kazanılmaz" 
• "Bu kadar çalışmayla kazanamazsın“, 
• "Bu kafayla gidersen zor kazanırsın" gibi sözler söylerler.
• Gereğinden fazla fedakârlıktan kaçının ve bunları hatırlatmayın.
• Örneğin bir yıl boyunca eve misafir çağırmamak, evde televizyonu açmamak gibi
• Öğrenci bu durumu ailemin bu fedakârlıklarına yanıt vermek zorundayım biçiminde düşünerek daha fazla kaygılanabilir. 
• Çocuğu sınavlara hazırlanan bazı aileler kendi yaşamlarını bir kenara bırakarak çocukları için uğraşmaya başlamaktadırlar. Kendi hayatınızı unutmayın.
• Örneğin, çocuğuna daha fazla yardımcı olmak için annenin işinden ayrılması, annenin çocuğunu sınav salonlarının kapısında beklemesi
• Çocuğunuzdan beklentilerinizde gerçekçi olmaya çalışın.
• * Örneğin, sözel yeteneği olan bir öğrencinin sayısal alandan bir bölüm kazanmasını beklemeyin.
• * Beklentileriniz ile çocuğunuzun yapabilecekleri birbiriyle uyumlu olursa çocuğunuz daha az kaygı yaşayacaktır. 
• Bu zor dönemde çocuklarınıza anlayışlı ve destekleyici davranın. Kaygının yoğunlaşması ile birlikte çocuklarınız kendilerini daha çaresiz ve çözümsüz hissedebilirler.
• Daha önceden kızmadıkları şeylere şimdilerde daha sert tepkiler gösterebilirler.
• Çocuğunuzu hiçbir zaman başka çocuklarla kıyaslamayın.
• "Dayının kızı fen lisesine girdi, sen de oraya girmelisin",
• "Teyzenin kızı hukuk fakültesini kazandı, havasından yanına varılmiyor, aman bizi mahcup etme." vb. türünden yaklaşımlar çocuğunuza zarar verebilir.
• Çocuğa sınavların onun kişiliğini değerlendiren bir ölçü olmadığı olmadığı, kazanmak kadar kaybetmenin de hayatın bir parçası olduğu, hayatın sonu olmadığı anlatılmalıdır. 
• Birbirinize bağlılığın amaç, sınavın araç olduğunu unutmayın. Çocuğunuzun ders çalışması ve sınavda başarılı olması uğruna onunla ilişkilerinizi tehlikeye atmayın.
• Çocuğunuzun başarısı için maddi-manevi fedakârlık yaptığınız doğrudur. Karşılık beklemek de en doğal hakkınızdır. Çocuğunuz, gayret sarf ettiği halde eğer sonuç istediğiniz gibi değilse, elinden gelenin o kadar olduğunu kabullenin. Ondan sevginizi esirgemeyin, imali sözler söylemeyin.